İşte şu an bu aşamadayken, eşimle verdiğimiz bir karar, salonumuzda ya da evin herhangi bir bölümünde bir TV bulundurmamak.
Zaten çok fazla evde vakit geçiremeyen insanlar olarak, geriye kalan kısıtlı zamanı çok daha verimli kullanabilmek adına televizyonsuz hayata kolay uyum sağlayacağımızı düşünüyoruz.
Derin araştırmalarımız sonunda, bu kararımızın hayatımıza getireceğini düşündüğümüz güzellikler şöyle;
3 yaşındaki kızımız, ” Anne bana çizgi film aç” diye uyanmayacak, yemeklerini kendisi yiyecek ve daha az agresif olacakEvet, her sabah uyandığında ilk söylediği şey bu maalesef…
Annesi kahvaltısını hazırlayana kadar kendisi zamanını bu şekilde değerlendiriyordu, ancak sonrasında başından kaldırmak çok zor oluyordu. Yemeğini benim yedirmemi istiyor, ve kahvaltısını bitirmesine rağmen koltuktan kalkıp oyuncaklarla oyun kurmaya enerji harcamak istemiyordu.
Sonuçta ekranda onu oturduğu yerden eğlendiren bir ortam vardı.Zorla alındığında ise güne kötü ve mutsuz bir başlangıç yapmış oluyordu. Bu nedenle yeni bir eve taşınmak, yeni kurallar, TV’nin hayatından çıkması için kabul edilebilir bir ortam oluşturabilir diye düşünüyoruz

Aldığımız tonla oyuncak daha iyi değerlendirilecek ve evimizdeki yaratıcı ortam artacak

Bir diğer sorun ise, gerçekten TV’ye ayırdığı vakit fazla olduğunda oyun kalitesinin düşünmesi. Biliyoruz ki oyun, çocuklar için hayatın bir provası ve yaratıcılıklarını hayata geçirdikleri en önemli alan.

Bu sebeple, TV’nin onun oyun zamanından çaldığı düşüncesi bizi son dönemde gerçekten çok rahatsız ediyor.

Ailece yemek yapabileceğiz

Eskiden koy çocuğu TV’nin önüne hemen koşa koşa bir yemek karıştır kafasında olan biz, onun büyük bir heyecanla kesmeyen bıçağı ile marulları kesmeye, büyük bir mutlulukla mantarları temizlemeye çalıştığını görünce artık yemek yapmayı bir “aile zamanı” na dönüştürmeye karar verdik.

Anne-baba olarak oyun zamanlarına daha çok katılabileceğiz

Anne babalar olarak maalesef kendimizi yemek sonrasında bir koşturmacaya kaptırıp ve belki de gözlerimizi haftalık TV dizisine iliştirip gün içinde annesiyle babasını özlemiş ve o oyun anını beklemiş çocuklarımıza haksızlık edebiliyoruz.

Uzmanlar, her akşam mutlaka ailecek oynanan oyun gibi alternatiflerle, ebeveyn çocuk arasındaki bağları kuvvetlendiren birlikte oyun oynamanın çocuklar üzerinde gözle görülür bir fark yaratacağını söylüyorlar. TV’nin hayatımızdan çıkmasıyla bu birlikte zamanın daha kolay yaratılabileceğini düşünüyoruz.

Kendimize ayıracağımız TV-harici, bilgisayar vb. alternatifleri üzerinden film ve dizi saatlerinde (tabii ki kızımız uyuduğunda) daha kaliteli seçimler yapabileceğiz

Tabii ki biz yetişkinler olarak, film ve dizi izleme zevkinden kendimizi tamamen soyutlayamayız. Özellikle hatırı sayılır bir film koleksiyonuna sahip bir eşiniz var ise bu mümkün değil.

Bu nedenle çocuklar uyuduğunda bilgisayardan seçilebilecek, yeni çıkan güzel bir film günün yorgunluğunu atmak için yine güzel bir tercih olma özelliğini koruyabilecek.

Oturma odamız beraber sohbet edeceğimiz, oturacağımız ve oyun oynayacağımız bir alana dönüşecek

Oturma odamız şu anda en büyük köşesinde kocaman bir ekranın bulunduğu adeta bir sinema salonu. Bu hiç de birlikte iyi zaman geçirebilen, konuşup, oyunlar oynayan bir aile olmamıza yardımcı olmadı.

Gözlerimiz mutlaka bir ekran, kulaklarımız bir ses arar oldu. Bunun yerine çocuğun bizimle oynamak isteyeceği oyunlardan bir köşe hazırlayabilir, onu da bu ortak alana dahil edebiliriz.

Çocuğumuz için seçeceğimiz programları inceleyerek, seçme kararı bizde olacak

Kızımıza bir müddet geçtikten ve kalıcı TV izleme alışkanlığından kurtulduktan sonra belirli bir saat dilimi ile sınırlı olmak üzere, gelişimini destekleyecek türde yayınlar izletilebiliriz diye düşünüyoruz.

Ama tabii ki bu TV’de olduğu gibi rastgele önüne çıkan programlar değil, özenle seçebileceğimiz yayınlar olacak.

Beraber kitap okuma saatleri yapabileceğiz

Ve bence en önemlisi kendimiz ve çocuğumuz adına okumaya ayırabileceğimiz bir zaman dilimi oluşacak.

Bu belki birlikte okuma, belki de herkesin kendi kitabını karıştırdığı bir aktivite olabilir. Sonuçta, çocuklar bu dönemde taklit yoluyla öğreniyorlar.

Hülya Akhan